Şimdi yalnızım seni unutmak için adanayı o çok sevdiğim şehri sık sık terk ediyorum tek başıma uzun uzadıya seyahatlere çıkıyorum. Maceralı, adrenalimi yükseltecek turlara katılıyorum, ava çıkıyorum. Doğa yeşillik ve temiz havadan, seni içimden beynimden ve kalbimden söküp bir nebzede olsa atması için medet umuyorum.
Tehlikeli uçurumların kenarlarındaki en uc kayaların üzerinde oturup metrelerce aşağıda koyu her dalga vuruşunda azar azar yiyen bitiren oyan o mavi denizi izliyorum. İçimden geçmiyor sanma, arkamdan bir çift el gibi şiddetli esen rüzgarın beni oturduğum kaya parçasının üzerinden savurup metrelerce aşağıdaki derin maviliklere atsın. Evet bunu istiyorum bazen.
Otobanlarda hızla geçen arabalara aldırmadan sağa sola bakmadan karşıdan karşıya geçiyor tren yollarında hoyratca fink atıyor belamı arıyordum.
Sonu ne olacaktı peki ben ölecektim yaşadıklarımız iyi ve kötü her şey birer silik hatıra olarak belki hatırlanacaktı senin tarafından, sanki umrundaymış gibi benim ölümüm ama ölümümle bir devir bitip bir devir başlayacaktı benim için. Ölümü de nerden çıkardın deme şimdi bana her şeyin meçhul olduğu bir zamanda her an her şey olabilir…
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder